Afganistan hasta adam

12.11.2001, Radikal

Taliban sonrası Afganistan'ın Taliban öncesi

Afganistan'dan daha istikrarlı olacağından şüpheliyim. Etnik gruplar yine birbirine girecek

Özbekistan yönetimi 11 Eylül günü kovboy filmleri ve göbek danslarıyla milleti avuttu. Halk bu dehşetli terör eylemini Rus TV kanallarından öğrendi. Ancak iki gün sonra 'yukarıdan' onay geldikten sonra Rus TV'lerinden alınan görüntüleri hiçbir izahsız yayımlamaya başladılar. Yönetim tam anlamıyla bu olaya sevinmek mi lazım üzülmek mi bilmiyordu, dünyanın bu olaya tepkisini bekliyordu ve ona göre hareket edecekti. O yüzden Kerimov'un Bush'a yolladığı başsağlığı mesajı ABD'nin ezeli düşmanı sayılan İran İslam Cumhuriyeti'nin mesajından geç ulaştı.
Elbette, Amerika'da yaşanan faciadan bütün dünya üzüntü duydu. Ama istisnalar da vardı, tabii. Mesela, Saddam gibi diktatörler buna sevinmiş olabilir. Ya bizim Orta Asyalı diktatörler?
Bu, diplomatik olmayan bir sual aslında.
'Çok düşmanca sual' diyebilirdi bizim Özbekbaşı. Aslında, 11 Eylül Özbekistan yönetimi için bir büyük şans günü oldu.
11 Eylül Özbekistan-ABD ilişkilerini iyileştirmek yolunda Dışişleri Bakanlığı'nın yıllarca yapamadığını bir günde yapmış oldu. Amerikan sempatisini kazanmak için neler uydurmadılar! Şimdi bu süper devletin kendisi bu arzu edilen sempatiyi Özbek yönetimine altın tabakta uzatıyordu! Evet, süper devlet Özbekistan'a işbiriği teklif ediyordu! Yine o korkulu rüyası olan Özbekistan İslami Hareketi'ne karşı işbirliği! Daha büyük şans olabilir miydi?
Diğer taraftan bu gürültü gölgesinde siyasi muhalefete de 'teröristle işbirliği yaptı' diye son darbeyı indirmek imkânı doğmuştu. Ortak olacağına göre, ABD de siyasi muhalefet ve insan hakları gibi saçmalıklarla artık ilgilenmeyecek.
Kerimov hesabı böyle yaptı ve hemen harekete geçti, siyasi muhalif ve dindarlara karşı bir süredir yavaşlayan terörü yeniden hızlandırdı. Şimdi, mahkemeye çıkarılan herkese 'Bin Ladinci' damgası vuruluyor. 11 Eylül olaylarından 15 gün önce Amerika'ya hoş görünmek niyetiyle hapisteki 40 bin kişiye af ilan etmişti, bunların içinde birkaç 'siyasi' ve 'dindar' da vardı. Şimdi duyumlara göre, onlar hakkındaki karar iptal edilmiş. Amerika şimdi yanımızda, hoş görünmeye hacet kalmadı, demiş olabilirler.
Ancak bir noktayı unutmamak lazım: Şimdilik ABD ve Özbekistan işbirliği sadece askeri. Amerika'nın Afgan harekâtı başarılı sonuçlanıp bölgede istikrar sağlanırsa, Amerika o bölgede daha kalıcı yerleşmeye çalışacak. Bunun nasıl sonuçlar doğuracağını bugünden söylemek imkânsız. Şimdilik Özbekistan'a yatırım akacağını zannetmem. Önce Özbek eknomisi liberalleşmeli. Kerimov bunu yapacak değil. Yapsa, ardından siyasi liberalleşme geleceğinden korkuyor.
ABD'nin yaklaşması Özbekistan'ın demokratlaştırılmasına yardım eder sananlar var. Ben o kadar iyimser değilim. Suudiler de kaç yıldır müttefik, ama hiç demokratlaşmadı. Halk demokratlaştırmalı ülkeyi, Amerikalılar değil.
Ruslar Afganistan bahanesiyle Amerika'nın bölgede yerleşmesinden çok endişeli. Ama Afganistan'ın kuzeyi Özbekistan (Amerika) için de hayati mühim (stratejik) bölgedir. Kısacası, Taliban sonrası Afganistan'ın Taliban öncesi Afganistan'dan daha istikrarlı olacağından şimdiden şüpheliyim.
Batı ve Amerika Taliban sonrası Afganistan için Zahir Şah'ı buldu. Fakat Zahir Şah bu vaziyette yardım edemez. Her şeyden önce, Afganistan'da onun lider olarak kabullenilmesı zor, çünkü orada siyasi tabanı yok. Kendisi bunu biliyor, o yüzden 'geçiş dönemi hükümeti'nin sorumluluğunu bir şûraya yükleme niyetinde. Gerçekçi bir şahıs. Afganistan'ın gerçeğini iyi biliyor.
Bu gerçek şudur: 20 yıl devam eden dehşetli savaş sürecinde bir saniye bile acı ve ıstıraptan kurtulmayan Afgan halkının artık hiçbir hükümete, hiçbir lidere güveni kalmadı. Muhtemel Afgan milli mutabakat hükümetı oradaki 'etnik azınlık'lar dediğimız Özbek, Hazara, Türkmen, Beluciler artık ne Paştun ve ne de başkasının boyunduruğu altına girmek ister. Çünkü ne Paştun, ne de başkası bu 'azınlıklar'ın haklarını onların istediği ölçüde verebilir. 'Azınlıklar' ise talep ettikleri hakları elde etmedikçe silah bırakmayacak.

Gizlenen gerçek
1989 yılı Afganistan için dönüm noktası oldu. 1989'da, Rus ordusu ülkeyi terk ettiğinde Ruslara karşı savaşan çeşitli halklar kendilerinin de beklemediği bir gerçeği anladı: artık hiçbiri, diğerinin hükümranlığı altında yaşamak istemiyordu. Ve savaş başladı. Bu savaş Ruslarla savaştan daha kanlı, daha acımasız, fakat anlamsız ve onursuz bir savaştı. Evet, Afganistan'da 12 yıldır devam eden iç savaşın esas nedeni etnik meseledir. Diğerleri bu esas nedenin doğurduğu nedenler.
Bu gerçek bugüne kadar hep örtülmeye çalışıldı. Herkesten evvel tabii Paştunlar ve Pakistan bu iddiayı kabul etmiyor.
Çünkü onlar Paştun hâkimiyeti ve Pakistan'ın fiili mandası altında Afganistan'daki tüm halklar mutlu yaşamaları lazım, diye düşünüyorlar. Paştunlar Afganistan'da 'azınlık' filan yok, burada herkes Müslüman, kardeş, 'etnik mesele' Afganistan'ın düşmanları, İslamın düşmanları tarafından uydurulan bir yalan, diyor. Ancak iş iktidara gelince, devlet makamlarına 'din kardeşini' değil, 'kan kardeşini' oturtmakta bir beis görmüyorlar. Bu din kardeşlerinin kendi dilleri, kendi kültürleri olabileceğini unutuyorlar, onları yine o 'kan kardeşi' dilinde konuşmaya zorluyorlar ve bunu da 'Müslümanların birliği' adına yapıyorlar.

Milli mutabakat sağlanamaz
İktidara Paştunlar değil de Tacikler gelseydi de durum değişmezdi. Tacikler de zamanında aynı Paştunların yaptığını yaptı, hükümeti yüzde yüz Taciklerle donattılar. Milli mutabakat hükümeti de 'mutabakatı' sağlayamaz. Bir kere böyle bir hükümetinın kurulabileceğinden dahi kuşkuluyum. Dış güçlerin baskısıyla kurulsa bile, bir süre sonra yine kavga başlayacağından emin olabilirsiniz. Bu hakiki Müslümanlar, ellerine iktidar geçtiği andan itibaren, hakiki ırkçılara dönüşürler. Yani özlerine dönerler. Tabii, özüne dönmek bir suç değil. Yani, Afgan toplumunu tıpkı 19. asır sonlarında ulusal kimliğini aramaya başlayan Avrupa toplumuna benzetmenin mahzuru olabilir mi?
Devletlerin de insanlar gibi kaderlerinde çizilmiş bir ömrü var, bu ömrün ötesinde yaşamaya kadir değiller. Büyük Britanya İmparatorluğu ve Rusya İmparatorluğu tarafından bir tampon devlet olarak kurulan Afganistan kendine ayrılan tarihi ömrünü bitirmiş gözüküyor.

En büyük iyilik
Gerçek kulağa hoş gelmez, ama yine de söylemeden edemeyeceğim: Artık Afganistan Orta Asya'nın 'hasta adamı.' Bu hastaya yapacağınız en büyük iyilik onu iktisadi ve askeri dopinglerle ayakta tutmaya çalışmamak. Afganistan bir devlet olarak klinik ölüm safhasında. Onu yaşatmanın tek yolu onun üniter yapısını değiştirmek, yerine daha esnek bir yapı, konfederatif devlet kurmak. Bu konfederasyona Afganistan'ın güneyi, doğusu ve kuzeyini temsil eden üç yeni cumhuriyet girebilir, mesela. Bugünkü vaziyette bu tek çare olarak görünüyor. Aksi halde, savaş devam edecektir.
Sovyet askeri Kâbil'i terk ettikten sonra, Paştunlar, Tacikler, Özbekler, Hazara ve başka etnik gruplar nasıl birbirine girdiyse bu defa Amerikalılar çekildikten sonra, aynı şiddetle birbirlerine saldıracaklar.

 
Bu web sayfası Muhammed Salih'in sevenleri tarafından hazırlanmıştır. | İrtibat | ©2004 FH-Co